Saturday, December 31, 2011

Who Loves Pink?


Açıldı diye neredeyse sevinçten zıpladığımız Victoria's Secret'tan en son neler aldım?


 


Recent purchases from Victoria's Secret.
Love love pink pink!

Friday, December 30, 2011

Exchanging Gifts


Benim hayattaki en yakın dostum Antalya'da yaşadığı için gün içinde en az bir-bir buçuk saatimiz telefonda geçer. Bir de ayda bir Antalya ya da İstanbul seyahatlerimizi 
ihmal etmemeye çalışırız.

Ben geçtiğimiz günlerde Antalya'da olduğum için şimdi sıra Nirvana'nın İstanbul seyahatindeydi. 

Birbirimize 2012'yi sevgiyle kucakladığına inandığımız Momiji'lerden aldık ve evde küçük bir partiyle paketlerimizi açtık :)





Bu son katılan Momiji'lerimiz ile birlikte (geçtiğimiz hafta bir de Coco Chanel Momiji hediye geldi bana, sevgili fotoğrafçımdan) Momiji ailemizin geldiği son durum aynen şöyle...



As my dearest best friend lives in Antalya, we do have daily one-hour-phone calls and monthly Istanbul or Antalya trips. This time it was Nirvana's turn as I was at Antalya last time. 
We bought two similar Momijis to welcome and hug the beauties of the upcoming new year! After they join our community, here is what our Momiji family looks like! 
(I received Coco Chanel Momiji from my dear photographer. Visit his blog http://verisakeetphoto.blogspot.com)

Thursday, December 29, 2011

New In : Ring Ring!


Uzun zamandır böyle bir yüzük arıyordum. Hatta sanırım tam da bu yüzüğü hayal ediyordum ve tesadüfen Tresera'da buldum. 
Kavuştuk :)



Been dreaming about a ring just like this and found it at Tresera.
Lovers meet.

Last Year This Time - Off To Paris




Paris benim "nereye gidelim" sorusuna vereceğim ilk cevap, kendimi en mutlu 
hissettiğim kent. Her sokağına ayrı aşığım. 

Bu sefer kışın en soğuk döneminde oradaydık.
2011'e Paris'te merhaba dedik. 

Fotoğrafların aslında hepsini burada paylaşmak istiyorum 
ama malesef bu mümkün olamıyor. 
Ancak şunu belirtmeliyim ki yılbaşı zamanı Paris ayrı harika. Tüm vitrinleri tek tek keyifle fotoğrafladım. Bir kısmını burada da paylaşıyorum. 
Favorim kesinlikle Hermes'ti. Her bir vitrini ayrı bir renk.



Ve bahsettiğim Hermes vitrinlerinden iki kare


Hava çok soğuk ve sisli olduğu için Eiffel'in yarısı gözükmüyordu çoğu zaman. Neyse ki yeni yıl akşamı sis yok oldu da muhteşem ışık gösterisini izleyebildik.


Sokaktaki bu tezgahlara karşı koymak zaten imkansız!


Louvre, Sacre Coeur, Opera Binası'ndan bir kaç kare
 

Ve yılbaşı ruhunu sonuna kadar hissettiğiniz Lafayette ve Printemps.
Ben şahsen Printemps'ın vitrininin önünden ayrılamadım :)



Bu sefer Christian Louboutin'in de favori lokasyonu olan Pigalle ile Blanche arasında Moulin Rouge'un karşısında bir otelde kaldık. İnanılmaz değişik ve keyifliydi :)



Kısa olsun diye mümkün mertebe kısalttığım Paris post'u rekor seviyeye ulaştı sanırım :)
Şimdilik Paris'ten bu kadar.. Eğer sorularınız olursa mail ile ulaşabilirsiniz, seve seve yanıtlar rehberlik ederim.

Özlemişim Paris'i! 




 I am so in love with Paris that I feel like home whenever I am there. 
This time we were there to welcome 2011.

Stayed at a hotel in the middle of Blanche and Pigalle (Mr. Louboutin's fave spot). 
Moulin Rouge was the first thing that we saw when we woke up. 
 The surrounding was quite fun! 

The New Year's time is the best part of the year. Hermes and Printemps did have my favorite windowshops!
I wish I could share all the photos but even sharing some of them made the post went longer and longer :)

Hope you enjoyed the little trip! 

You can always email me your questions about Paris and I will be happy to answer and give guidance as much as I can :)


Wednesday, December 28, 2011

Last Year This Time - London Calling




Geçtiğimiz yıl Aralık'ın 24'ünde Londra'da başlayan ve Paris'te yeni yıla girerek 
son bulacak olan tatilimizin fotoğraflarını buldum bilgisayarda.
Tam Christmas'ta Londra'da olduğumuz için ilk gün metro dahil her yer kapalıydı. Ertesi gün de grev vardı. Bu sebeple bolca yürüdük. Suratımdaki mimik kayıplarının sebebi tam da bu yüzden.







 Londra'yı bu kadar boş görmek neredeyse imkansız. Tabi ertesi gün bu halini aramaya başlıyoruz. Sadece adım atmak için durup beklediğimiz oluyor.
 Yine de yılın bu döneminde orada olmak kadar güzeli yok sanırım. Sadece vitrinler bile insana müthiş bir keyif veriyor. Benim favorim vitrinindeki tüm oyuncakların hareket edip şarkı söylediklerini düşünürseniz tabi ki Hamley's.






Can'ın favori mağazası ise hiç değişmiyor, Nike ID'de uzun süre kendimizi kaybediyoruz. Ortadaki büyük langırt masasında bir şansımızı deneyelim diyoruz ama etrafı çok kalabalık olduğu için vazgeçiyoruz. Doğru formalara ve ayakkabılara! Burada istediğiniz ayakkabıyı istediğiniz renklerde dizayn edebiliyorsunuz.



 Neyse ki bazı ortak zevklerimiz de var. Mesela Pret-A-Manger'nin sıcak çikolatası, Carnaby'nin müthiş yılbaşı atmosferi, Camden Town'dan ıvır zıvır alışverişler, Kraliçe Elizabeth hakkındaki espriler, TGI Friday's'te akşam yemeği, All Bar One'da içilen bir iki kadeh içki gibi gibi... :)









 Üzülerek elveda Londra- şimdilik... Sırada Paris var!



I just found the pictures of our trip to London & Paris on the last week of 2010. The trip started on Christmas at London which you may grasp from the emptiness of the streets in the pictures.
I love the New Year's soul and definitely my favorite store was Hamley's. Can (boyfriend) on the other hand had been in love with Nike ID since the day he was born! :)
Anyways, we do have some common pleasures (thank God) like having a cup of hot chocolate at Pret-A-Manger, enjoying a delish dinner at Friday's, having wine for me and beer for him at All Bar One, shopping at Camden Town or enjoying the lights of Carnaby.
I really miss London so much! 
Anyways we do have a flight to catch to welcome 2011 in Paris.
Bye bye for now!