Paris benim "nereye gidelim" sorusuna vereceğim ilk cevap, kendimi en mutlu
hissettiğim kent. Her sokağına ayrı aşığım.
Bu sefer kışın en soğuk döneminde oradaydık.
2011'e Paris'te merhaba dedik.
Fotoğrafların aslında hepsini burada paylaşmak istiyorum
ama malesef bu mümkün olamıyor.
Ancak şunu belirtmeliyim ki yılbaşı zamanı Paris ayrı harika. Tüm vitrinleri tek tek keyifle fotoğrafladım. Bir kısmını burada da paylaşıyorum.
Favorim kesinlikle Hermes'ti. Her bir vitrini ayrı bir renk.
Ve bahsettiğim Hermes vitrinlerinden iki kare
Hava çok soğuk ve sisli olduğu için Eiffel'in yarısı gözükmüyordu çoğu zaman. Neyse ki yeni yıl akşamı sis yok oldu da muhteşem ışık gösterisini izleyebildik.
Sokaktaki bu tezgahlara karşı koymak zaten imkansız!
Louvre, Sacre Coeur, Opera Binası'ndan bir kaç kare
Ve yılbaşı ruhunu sonuna kadar hissettiğiniz Lafayette ve Printemps.
Ben şahsen Printemps'ın vitrininin önünden ayrılamadım :)
Bu sefer Christian Louboutin'in de favori lokasyonu olan Pigalle ile Blanche arasında Moulin Rouge'un karşısında bir otelde kaldık. İnanılmaz değişik ve keyifliydi :)
Kısa olsun diye mümkün mertebe kısalttığım Paris post'u rekor seviyeye ulaştı sanırım :)
Şimdilik Paris'ten bu kadar.. Eğer sorularınız olursa mail ile ulaşabilirsiniz, seve seve yanıtlar rehberlik ederim.
Özlemişim Paris'i!
I am so in love with Paris that I feel like home whenever I am there.
This time we were there to welcome 2011.
Stayed at a hotel in the middle of Blanche and Pigalle (Mr. Louboutin's fave spot).
Moulin Rouge was the first thing that we saw when we woke up.
The surrounding was quite fun!
The New Year's time is the best part of the year. Hermes and Printemps did have my favorite windowshops!
I wish I could share all the photos but even sharing some of them made the post went longer and longer :)
Hope you enjoyed the little trip!
You can always email me your questions about Paris and I will be happy to answer and give guidance as much as I can :)