April 18, 2014

INTERVIEW : DAVID DELPORT / REN SKINCARE


Geçtiğimiz Kasım ayında aldığım özel bir davet ile REN'i keşfetmek için Bebek'e doğru yola çıkmıştım. Bu konulara en az herkes kadar meraklıyım ve cilt bakımı ve güzellik konularında keşifler yapmak gerçekten beni çok mutlu ediyor!

REN, Londra menşeili bir marka. Markayı üç kelime ile özetlediklerinde ise şöyle diyorlar; etkinlik, temizlik ve memnuniyet. Tam tahmin ettiğim gibi bu marka cildinize son derece saygılı ve cildinizi olması gerekenin en iyisine taşımayı hedefleyen onunla dost bir marka.

Bebek Happily Ever After'daki buluşmamızda REN Türkiye Marka Yöneticisi Nilüfer Yıldırım ve Uluslararası Marka Elçilerinden David Delport ile tanıştım. Onlardan markayı dinlediğimde ve ürünleri denediğimde ise gerçekten çok keyif aldım ve sizlerle paylaşmak için de David ile bahar aylarına girdiğimiz şu günlerde kısa ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Umarım bu kısa soru - cevapta siz de kendiniz için faydalı bilgiler edinebilirsiniz. 


Blogger Tricks

April 15, 2014

Pause the run


Şu aralar yine yoğunluğun tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Bu yoğunluğun yanında biraz da olsa kendime vakit ayırmaya daha doğrusu kendim için vakit yaratmaya çalışıyorum. 
Özellikle şu aralar- algıda seçicilikten midir nedir- şehirli kadının bu yoğun hayatının koşturmacısında nasıl bunaldığını, yorulduğunu ve hayatta kalmaya çalıştığını anlatan insanlarla, yazılarla karşılaşıyorum ya da kendimi sürekli bu sohbetlerin içinde buluyorum. Ne yalan söyleyeyim, bu mücadelenin içinde hayatta kalmayı başaran bizleri her seferinde bir kez daha takdir ediyorum. Her sabah yataktan kalkıp, uykusuzluğun pençesinde hazırlanıp kendini günün içine atmak bile başlı başına takdir edilesi bir iş. Kendi işimizin yanı sıra bir de rekabetin göbeğinde hem varolanın en iyisi olmak için hem de başka alanlarda kendimizi geliştirmek için harcadığımız çaba ise apayrı bir takdir konusu doğrusu.
Evet, bunca girizgahtan sonra gelelim konumuza. Yoğunluğa ve sürekli bakımlı, zinde, fit, güzel, makyajlı ve daha fazlı -lı olma haline arada bir "kahve molası" vermeyi çok seviyorum. Böyle günlerde de kurtarıcım kesinlikle düz ayakkabılar, siyah tayt ve beyaz t-shirt. 
Ne kadar da şaşırtıcı değil mi? :)

April 14, 2014

Vitamin C


Günaydın!
Bugün benim için gerçekten çok önemli ve çok heyecanlı bir gün, çünkü bugün uzun süre üzerinde çalıştığımız yeni blog tasarımının sizlerle buluşma günü! Aslına sadık kalarak hayal ettiğim tasarımı oluşturmak emek istedi, ancak sonuç beni çok ama çok mutlu etti! 
Blog'un yeni yüzünü umarım sizler de beğenir ve keyifle okumaya devam edersiniz. 
Bu arada fark edeceğiniz üzere havaların iyice ısınmasını fırsat bilerek artık iyice yazlık ayakkabılara- en azından gündüz- geçiş yapmış durumdayım ve ciddi ciddi yazı iple çekiyorum. Bu aralar turuncu ve mor bana renk olarak çok iyi geliyor. Geçen yaz aldığım bu ayakkabılar da bu sebeple ikinci bir şans yakaladılar.
Hepinize kucak dolusu sevgiler, harika bir hafta olsun!

April 11, 2014

Colorful Enough?



Çok güzel bir kıyafeti kötü bir günde harcamak psikolojisi blog sahipleri için çok güzel giyindiğini hissettiği bir günde;
a. Yanında fotoğraf makinesinin olmaması
b. Fotoğraf makinesi varsa fotoğraf çekecek kimsenin olmaması
c. Fotoğraf çekecek kimse varsa fotoğraf çektirecek yakınlıkta olmamak, birkaç kare de detay alalım, yürürken sanki kameraya bakmıyormuşumcasına yakalayalım sorularının karşı tarafa birşey ifade etmemesi
d. Yakınlık tamam olsa bile çekilen fotoğrafların bulanık çıkması
e. Uygun mekanı asla yakalayamama
gibi dev problemlerle sonuçlanabilir. 
Kırk yılın başında renkli giyinmeye karar verdiğim bir günde bu problemlerden harika bir aranjman ile "harcadık canım kıyafeti!" dedirten ve beni kendime güldüren bu post ile haftasonuna merhaba demek istiyorum. Ama neyse ki siz konsepti anladınız, lütfen beni yalnız bırakmayın!